OSMANLI YAHUDİLERİ
Cahiliye Toplumunda YÖNETİCİ KARAKTERİ
Süper Güçlü Malzeme Elde Etme Yolunda Yeni Arayışlar: Örümcek Ipeği Üreten Keçiler

Etrafınızdaki Herşey Gibi Aslında Siz de Moleküllerden Oluşuyorsunuz!
Dünyayı Kana Bulayan iki Siyasi Gücün Benzerlikleri SİYONİZM ve HAÇLILAR
Bilimin Rotasi Doğru Çizilmelidir
DOĞA ve TEKNOLOJİ

Kuran'da Kadina Verilen Önem
Kibris'ta Dönüm Noktasi
Atomdaki Tasarımın Açtığı Yeni Ufuk: İletken Plastikler
Kaçınılmaz Gerçekler Yaşlılık ve Ölüm

www.harunyahya.org

Araştırma'dan



0

14. Kromozomun Keşfi

ve Yakın Gelecekte Ortadan Kalkabilecek Hastalıklar



Araştırmalar yakın gelecekte, tıp için bugün hayal bile edemediğimiz gelişmeler vadediyor... 14. kromozomun keşfi ile birlikte doktor muayenesi, iğne ,ilaç gibi klasik yöntemler ortadan kalkıyor. Hastalık teşhisinde sonuca bir şifre çözme işlemi ile ulaşılıyor. Tedavi içinse iğne veya hapların yerini bir şifre düzenleyici alıyor.

Dünya bir genetik devrimin eşiğinde... Binlerce bilim adamı, insanın genetik şifresini çözmek için yarışıyor. Hayatımız hücrelerimizdeki şifrede gizli. Bu şifreyse DNA denilen ince bir iplikçik üzerinde dizili bulunuyor. Araştırmacılar 15 yıldır DNA’da yer alan bu 3 milyar harf uzunluğundaki şifreyi çözmeye, bu dili okumaya çalışıyorlar.




İnsan Neden Hastalanır?


DNA, çok düzenli olarak sarmallanmış kromozom denilen moleküllerden oluşur. Kromozomlar ise birbirine sıkı sıkıya dolanmış DNA iplikleriyle, bunların sarmallandığı protein moleküllerinden oluşur. Her kromozom dizilimi, vücudun ayrı bir bölümüyle ilgili işlemleri kontrol eden genleri taşır. Her insan hücresinde yaşamın yapı taşları kabul edilen 23 çift yani toplam 46 kromozom bulunur. Bu kromozomlar kimlik kartlarımızı oluştururlar. İnsanın hangi hastalıklara yakalanabileceği, zeka kapasitesi gibi bedenine ait tüm özellikler kromozomlarda saklıdır. Kromozomlarda meydana gelebilecek en ufak bir hasar ya da dizilim hatası ise insanın yaşamında değişik dönemlerde ortaya çıkan çeşitli hastalıklara sebep olmaktadır.
(Harun Yahya, DNA’daki Yaratılış Mucizesi)



Genetikte Önemli Bir Adım: 14. Kromozomun Keşfi


26 Haziran 2000’de ABD Başkanı Bill Clinton ve İngiltere Başbakanı Tony Blair’in yaptıkları ortak açıklama ile insanın genetik haritasının çözülmesi için yürütülen projenin ilk aşamasının tamamlandığını bildirmelerinden sonra, Fransız bilim adamlarının genlerin çözülmesi konusundaki çalışmaları devam etti. 21 ve 22. kromozomlar 2000 yılından önce; 20. kromozom ise 2001’de çözülmüştü.

1 Ocak 2003’te Fransa’da Nature isimli dergide yayınlanan 14. kromozomun dizilişiyle ilgili makale ile genetik bilimi kütüphanesine yeni bir bilgi daha eklendi. 1998’den bu yana çalışmalarını sürdüren Genoscope şirketi (Centre National de Sequencage), 5 yıllık çalışmanın ardından 87.410.661 nükleotidin dizilimiyle oluşan 14. kromozomu okumayı başardı.

Genoscope şirketi, daha önce dizilimi tamamen çözülmüş olan genlerin çok daha küçük olduklarını açıkladı. Bu demek oluyordu ki kromozom 14, diğerlerinden farklı olarak dizilimi tamamen çözülen 344 gen ve 87 milyonu aşkın nükleotidiyle insanın en büyük geniydi.



Proje İle Ortadan Kalkabilecek Hastalıklar


14. kromozomun çözülmesiyle önceden çözülmüş olan 506 gene, yeni 344 gen daha eklenmiş oldu. 14. kromozomun hayati bağışıklık sistemini ve 60’tan fazla hastalıkla ilgili genleri barındırdığı açıklandı. En önemlisi ise, 14. kromozomun Alzheimer hastalığı ile ilgili genler taşıdığının saptanması. Alzheimer yakın gelecekte tüm dünyada insan sağlığını en çok tehdit edecek sorunlardan biri olarak kabul ediliyor. İlerleyen yaşlarda kalp hastalıkları, kanser ve felçten sonra en sık karşılaşılan dördüncü hastalık olan Alzheimer, en yüksek maliyetli hastalıklar sıralamasında ise, kalp hastalığı ve kanserden sonra üçüncü sırada geliyor. Genetik çalışmalar yardımıyla gelecekte bu hastalığın tamamen yenileceği umuluyor. 14. kromozomdaki diğer bazı genler ise; alerjiye yatkınlık yani egzama, siroz, usher sendromu ve sağırlıkla ilgili. İşte 14. kromozomun çözülmesi sayesinde tüm bu hastalıkların tedavisinde önemli bir aşamanın kaydedileceği belirtiliyor.



Bilim, Yaratıştaki Mükemmelliği Anlamaya Çalışıyor



İnsan bedeni ile ilgili bütün bilgilerin vücudumuzda bulunması Allah’ın üstün yaratışının ve insanlara rahmetinin delillerindendir. Alemleri yoktan var eden Yüce Allah insanlar için gerekli tüm bilgileri genlerine yerleştirmiştir. İnsanların yapmaya çalıştığı ise insan hakkında gelmiş geçmiş bütün bilgilerden daha fazla bilgi içeren, 46 kromozom, binlerce gen ve milyonlarca nükleotitten oluşan dev bir bilgi bankasını okumaktır. Bilim adamlarının öğrenmeye çalıştıkları, bu bilgilerin yazıldığı dilin nasıl okunacağıdır. Bu dilin çözülmesi ile, Rabbimiz'in izin verdiği ölçüde insan hayatı gelişecek, hastalıklar a-zalacak ve tedavileri gerçekleşecektir.

Hiç şüphe yoktur ki atomların yan yana dizilmesiyle oluşmuş, gözle göremediğimiz, çapı milimetrenin milyarda biri büyüklüğünde olan bir zincirdeki kromozomların, insanın tüm yaşamsal fonksiyonlarını barındırmaları açık bir yaratılış gerçeğidir. Kromozomdaki bu tasarım öyle kusursuzdur ki, burada meydana gelecek en ufak bir hasar, insan hayatını derinden etkilemektedir. Allah, kromozomlara yerleştirdiği bilgilerle gücünün sınırsızlığını ve yaratışındaki mükemmelliği bir kere daha göstermektedir. İşte Allah’ın bu üstün yaratışı, vücudumuzun en küçük parçalarında tecelli etmektedir. Allah, ilminin sınırsızlığını Kuran’da bizlere şöyle bildirir:

De ki: ‘Rabbimin sözleri(ni yazmak) için deniz mürekkep olsa ve yardım için bir benzerini (bir o kadarını) dahi getirsek, Rabbimin sözleri tükenmeden önce, elbette deniz tükeniverirdi.’
(Kehf Suresi, 109)
-----------------------------
http://www.genoscope.cns.fr/externe/Français/Actualites/Presse/271202_1.html http://www.genetikbilmi.com/genbilim/kromozomalhasta.htm




0






Özgürlük, hemen hemen her toplum ve ideolojiden kişinin hemfikir olduğu ve savunduğu bir kavramdır. İnsanlık tarihindeki çatışmaların, savaşların çoğundaki amaç, özgürlüğü kazanmak olmuştur.
Batı düşüncesinin özgürlüğe verdiği anlamı şöyle özetleyebiliriz: Özgürlük, insana, diğer insanlar (toplum) ya da devlet -veya başka herhangi bir kurum- tarafından hiçbir kısıtlama ve baskı yapılmamasıdır.Bugün Batı toplumlarının içinde bulundukları toplumsal yapı, modern Batı felsefesi tarafından tarifi yapılan "özgürlük" kavramının, insanın kurtuluşunu sağlamadığını göstermektedir.



Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve bir kısım medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle evrimi hiç sorgulamadan kabul etmektedir. Oysa her geçen gün gelişen, paleoantropoloji, antropoloji ve mikrobiyoloji gibi bilim dalları, sözünü ettiğimiz yaygın inanışın aksine, evrim teorisini sürekli yalanlamaktadırlar. Evrimi ispatlamak için 150 yıldır aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi çürütmekten başka bir sonuca varamamışlardır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin ideolojik yönüdür.