OSMANLI YAHUDİLERİ
Cahiliye Toplumunda YÖNETİCİ KARAKTERİ
Süper Güçlü Malzeme Elde Etme Yolunda Yeni Arayışlar: Örümcek Ipeği Üreten Keçiler

Etrafınızdaki Herşey Gibi Aslında Siz de Moleküllerden Oluşuyorsunuz!
Dünyayı Kana Bulayan iki Siyasi Gücün Benzerlikleri SİYONİZM ve HAÇLILAR
Bilimin Rotasi Doğru Çizilmelidir
DOĞA ve TEKNOLOJİ

Kuran'da Kadina Verilen Önem
Kibris'ta Dönüm Noktasi
Atomdaki Tasarımın Açtığı Yeni Ufuk: İletken Plastikler
Kaçınılmaz Gerçekler Yaşlılık ve Ölüm

www.harunyahya.org

Araştırma'dan



0

Cahiliyenin Yanlış Bir İnancı: Adam Olmak


Bu sözü sarf eden insanlar için "adam olmak" herşeyin başında gelir. "Adam olmak" tabiriyle kastedilen, toplum tarafından genel kabul görmüş bir ahlaka, kültüre, tavra ve adaba sahip olmak, makbul olarak tanıtılan belli davranış kalıplarını üzerinde taşımaktır. Bu değerler sistemi, kalıpları ve kuralları ile toplumun büyük bir çoğunluğunca kabul görmekte ve uygulanmaktadır. Bu kalıpların ve kuralların nereden doğdukları, ne derece doğru oldukları ise kolay kolay tartışmaya açılmaz, çarpıklıkları yargılanmaz. Zira, toplumun büyük çoğunluğunca benimsenen bu kuralları sorgulamak toplumun geneline ters düşmeyi de beraberinde getirir. Doğruluğuna kesin olarak inanılmış bu davranışlar, yalnızca tek bir topluma has özellikler olarak değerlendirilmemelidir. Bu sistem gerek Doğu'da gerekse de Batı'da, her kültürde, her ülkede varlığını sürdürmekte, yasaklamaları, yaptırımları ve tavsiyeleriyle adeta kendi başına, müstakil bir din yani -adam olmanın dini halinde uygulanmaktadır:
"Adam olmak", Müslüman olmanın, Allah'a inanmanın, güzel ahlaklı olmanın, hatta insan olmanın dışında apayrı bir kavramdır. Allah'ın Kuran'da tarif ettiği tavır ve ahlakın bu dinde kesinlikle yeri yoktur. Zaten adamlık dini, Kuran ahlakının hakkıyla yaşanmadığı ortamlarda doğmakta ve gelişmektedir. Genelde toplumda hayran olunan, özenilen, üstün görülen kişiler adamlık dinini çok iyi öğrenmiş ve bunu bütün kurallarıyla uygulayan kişilerdir.
Adamlık dini mensubu kişi kendini, çarpık anlayışı, yapmacık hareket ve mimikleri, samimiyetsiz üslubu ile daha ilk bakışta belli e-der. Adamlık dini mensuplarının açıkça görülen özelliklerinden bazılarını şöyle sıralayabiliriz.


Üstünlük Gösterisi ve Aşağılama
Adamlık dininin mensupları, gün içinde sürekli olarak birbirlerine karşı üstünlük elde etmeye çalışır, ellerinden geldiğince karşı tarafı ezmeye uğraşırlar. Çünkü ancak karşı tarafı ezdikleri takdirde kendilerinin yükseleceklerini düşünürler.
Sinirli ve aksi görünme, kafanın çok meşgul olduğu ve kimseye tahammül edemediği izlenimi veren tavırlar, genellikle işyeri sahibi veya üst makamdaki kişiler tarafından kendi altlarında çalışanlara karşı gösterilir. Karşı tarafı adam yerine koymadığını belli eden tavırlar göstermek de adamlık dininde makbul sayılan davranış biçimlerindendir.
Bir topluluğa karşı konuşurken yalnızca belli kişileri muhatap alıp, onlara bakarak konuşmak, belli kişileri adeta o ortamda yok saymak adamlık dininin aşağılama yöntemlerindendir. Karşısındaki kişinin anlattığı konuya ilgili olduğunu bildiği halde sırf onu muhatap almıyor görünmek için ona bakmadan yanındakilere anlatmak da sık sık yapılan hareketlerdendir.
Veya karşı taraf bir konu anlatırken yüzüne bakmadan elindeki işle uğraşmaya devam edip mümkün olduğunca ilgisizmiş gibi davranmak, sorduğu soruya duyduğu halde cevap vermemek adamlık dininde bir üstünlük belirtisi olarak görülür ve üstün olabilmenin, bazı şeyleri "aşmış" görünmenin yollarından biri olarak kabul edilir. İlgisiz gibi görünmek, bir aşağılama yöntemi olarak hayatın her safhasında büyük bir itina ile uygulanır. Örneğin selam verilen kişi olmak çok önemlidir. Önce selam verenin karşı taraf olmasına özen gösterilir. Selamı duymazlıktan gelmek de karşı tarafı küçük düşürme metodu olarak kullanılır. Halbuki Allah?ın Kuran'da verdiği ahlak ölçüsü çok farklıdır:
"Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin ya da aynıyla karşılık verin..." (Nisa Suresi, 86)

İlgi Çekmek
İnsanların toplu bulunduğu ortamlarda ilgi çekebilmek, varlığını hissettirmek, kendini kanıtlamak maksadıyla başvurulan yapmacık tavır ve davranışların en belirginlerini şöyle sıralayabiliriz:
Bulunduğu ortama aykırı tavır ve davranışlarla farklı görünmeye, özel bir tavır göstermeye çalışmak, neşeli samimi bir ortamda ciddi ve ağır bir hava içine girmek, az konuşmak ya da ciddi, konsantre olunması gereken bir ortamda laubali hareketler yapmak...


Olaylara normalden fazla tepkiler vermek veya aşırı tepkisiz davranarak ilgi çekmeye çalışmak. Ani tavır değişiklikleri göstermek, gülerken birden anlamsız bir şekilde ciddileşmek veya sakinken aniden taşkın hareketler yapmaya başlamak, ani kahkahalar atmak. Normal konuşurken bir anda abartılı bir üsluba geçmek, örneğin ses tonunu yükseltmek ya da aşırı kısık bir sesle konuşmaya başlamak. Bu arada, yüz mimiklerinde ve el kol hareketlerinde de aynı şekilde abartılı bir hava estirmek. Edindiği tavra uygun duruş ve oturuş biçimi sergilemek. Bu suretle dikkat ve ilgiyi üzerinde tutmaya çalışmak.
Birisinden ilgi görene kadar yakınlık göstermemek, daha sonra ilgilenmek, kendisine samimi davranan ve yakınlık gösterenlere karşı ilgisiz davranmak, tepeden bakmak, kendisine yüz vermeyen, küçümseyen,ilgi göstermeyenlere yaranmaya, ilgisini çekmeye çalışmak...

Gösteriş Yapmak
?Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama', bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir 'çoğalma-tutkusu'dur.' (Hadid Suresi, 20)
Yukarıdaki ayette Allah adamlık dininin önemli bir özelliği olan övünme ve gösteriş yapma konusunun insanlar arasında ne kadar yaygın olduğunu bildirmiştir. İslam dininde hayatın en büyük amacı Allah'ın rızasını kazanabilmektir, adamlık dininde ise hayatın en büyük amacı insanların rızasını kazanabilmektir. Bu nedenle adamlık dininde gösteriş yapmak hayati önem taşır. Çevresi tarafından beğenilen, takdir edilen, hayran olunan, özenilen veya gıpta edilen insan olmak herşeyden daha önemli olur. Bu dinde insanlar çevreleri için giyinir, konuşur, ev döşer, meslek seçer veya kitap okurlar. Tüm işlerinde en büyük hedefleri yaptıklarıyla insanların takdirini toplayabilmektir. Örneğin kitapçıya gidip bir kitap seçerken en merak ettikleri konuya değil, en çok satan kitaba bakarlar. Hangi kitabı okuduklarında daha "havalı" ve günün modasına daha uygun olacağını düşünürler. Çünkü burada kitap okumanın amacı görgü, bilgi veya kişiliğini geliştirmek değil, çevresine karşı anlatacak bir şeyler bulabilmektir.

Bilmişlik ve Ukalalık
Adamlık dini uygulayıcıları Kuran'da kastedildiği şekilde bir imana sahip olmadıkları için akıl ve muhakemeleri de gerektiği gibi gelişmemiştir, içinde bulundukları bu duruma rağmen kendilerini herkesten daha akıllı görebilmektedirler.
Adamlık dini mensubu herkese her konuda fikir verecek bir akla sahip olduğu kanaatindedir. Sağdan soldan duyduğu yarım yamalak, kulaktan dolma bilgileri, başına gelen olaylardan kendince çıkardığı basit sonuçlarla biraraya getirip büyük bir hayat tecrübesi edindiğini sanır. Herkese her fırsatta bu tecrübeyi ispatlamaya çalışır.
Fikir öne sürdüğü, bilmişlik yaptığı herhangi bir konuda haksız olduğu anlaşılsa bile, adamlık dinini yaşayan bir kişinin haksız olduğunu kabullendiği çok nadir rastlanan bir durumdur. Yanılmak, hata yapmak, haksızlığının ortaya çıkması adamlık dini insanının hiç işine gelmez. Çünkü zaten asıl önemli olan bir sonuca varılması, doğruların, gerçeklerin ortaya çıkması değil, kendi komplekslerinin tatmin bulmasıdır. (Harun Yahya, Adamlık Dini)

Menfaat Gözetmek
Gerçekte içten gelmeyen samimiyetsiz hareket ve davranışlarda bulunmanın sebebi insanlardan elde edilmesi umulan çeşitli menfaatlerdir. Sevmediği fakat çıkarı bulunduğu birine sempatik görünmeye çalışmak, onun dalkavukluğunu yapmak, her fırsatta gözüne girmeye, kendini beğendirmeye çaba göstermek, patronuna, amir veya müdürüne karşı sahte bir sadakat göstermek, şartlar değiştiğinde ise gözünü kırpmadan aleyhinde hareket etmek adamlık dini mensuplarına göre olağan davranışlardandır. Ayrıca yaranma zihniyetinden dolayı veya korktuğu, çekindiği için doğru bildiğini söyleyememek, bunu da herkese hak verme gibi açıklamalar ile kapamaya çalışmak da sık yapılan hareketlerdendir.


Konuşma Bozuklukları
Konuşma, insanı hayvanlardan ayıran en büyük özelliklerden birisidir. İnsanların fikir, düşünce ve duygularını, istek ve arzularını dış dünyaya aktarmalarına, birbirleri arasında geniş çaplı iletişim kurmalarına yardımcı olur. Oysa adamlık dininde konuşma, bu temel amaçlarının dışına taşarak adamlık dini insanının çarpık psikolojisinin bir dışa vurum aracı haline gelmiştir. Adamlık dini insanının bütün kompleksleri, kişilik bozuklukları, psikolojik problemleri, ruhsal sapmaları konuşması sırasında ortaya dökülür.
Büyük bir çoğunluk kendisini dışarıya karşı olduğundan farklı ve üstün gösterme sevdasındadır. Bu gösteriş de, tavır ve davranışlarla olduğu gibi büyük ölçüde konuşma yoluyla gerçekleştirilir.

Alaycılık
Alaycılık da adamlık dini insanlarının ortak davranış bozukluklarındandır. Kuran'da açık bir dille yasaklanan alaycılığın, ne derece çekinilmesi gereken bir davranış olduğunu aşağıdaki ayetin kesin ifadesinden anlayabiliriz: 'Arkadan çekiştirip duran ve kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline...' (Hümeze Suresi, 1)
Buna karşın adamlık dininde, kişinin fırsat bulduğunda hiç çekinmeden bir başkasıyla alay etmesini ve onu küçük düşürmesini engelleyen hiçbir kural yoktur. Tam tersine alay eden kişinin safında olmak herkes için daha cazip bir durumdur. Alaycı ve küçük düşürücü tavırlara şu örnekleri verebiliriz: Bir topluluk içinde samimi olduğu kişilerle kaş göz işareti yaparak diğer bazı kişileri alaya almak, topluluk içinde insanları aşağılamak kastıyla onların hatalarını, eksiklerini, kusurlarını gündeme getirmek ve bunları alay konusu yapmak, kişinin fiziksel özellikleriyle alay etmek, karşı tarafın eksik ya da vasat özelliklerini, zıttıyla överek alay konusu yapmak. Örneğin "bu aslında çok yakışıklı, çok zeki, çok zengindir" demek gibi...

Sonuç
Burada sadece birkaçına yer verdiğimiz adamlık dininin söz konusu özelliklerini Kuran'da tarif edilen mümin tavırları ile karşılaştırınca, ikisi arasında ne denli büyük bir fark olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu fark, iman eden ile inkar edenin arasındaki farktır. Başka bir deyişle, Allah'ın dini ile şeytanın ürettiği batıl din arasındaki farktır. Bundan dolayı, adamlık dini ile İslam'ın herhangi bir benzerlik göstermesi, Müslümanların adamlık dininin herhangi bir davranışını benimsemesi söz konusu olamaz. Bu nedenle de iman edenler, adamlık dinini yaşayan toplum içinde hemen ayırt edilir, çünkü tüm bu tavırlardan uzaktırlar.
Mümin bu dünyaya Allah'a kulluk etmek için geldiğini, tek kurtuluşun O'nun rızası kazanmak olduğunu bilir ve hayatının sonuna kadar yaratılışına uygun olan ahlakla yani Kuran ahlakı ile hareket eder.




0






Özgürlük, hemen hemen her toplum ve ideolojiden kişinin hemfikir olduğu ve savunduğu bir kavramdır. İnsanlık tarihindeki çatışmaların, savaşların çoğundaki amaç, özgürlüğü kazanmak olmuştur.
Batı düşüncesinin özgürlüğe verdiği anlamı şöyle özetleyebiliriz: Özgürlük, insana, diğer insanlar (toplum) ya da devlet -veya başka herhangi bir kurum- tarafından hiçbir kısıtlama ve baskı yapılmamasıdır.Bugün Batı toplumlarının içinde bulundukları toplumsal yapı, modern Batı felsefesi tarafından tarifi yapılan "özgürlük" kavramının, insanın kurtuluşunu sağlamadığını göstermektedir.



Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve bir kısım medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle evrimi hiç sorgulamadan kabul etmektedir. Oysa her geçen gün gelişen, paleoantropoloji, antropoloji ve mikrobiyoloji gibi bilim dalları, sözünü ettiğimiz yaygın inanışın aksine, evrim teorisini sürekli yalanlamaktadırlar. Evrimi ispatlamak için 150 yıldır aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi çürütmekten başka bir sonuca varamamışlardır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin ideolojik yönüdür.