Balkanlardaki İslam'ın Kahraman Lideri: ALİYA İZZETBEGOVİÇ


Balkan Müslümanları İstanbul'daydı
Batı Trakya Müslümanları
Sahte Dünyanın Acılarından Tutku Ve Hırs
Çin'in Batıl İnancı: ŞAMANİZM

Mübarek Ramazan
Işığın Bilinmeyen Özellikleri
Vücudumuzdaki Sayaç : Tansiyon
"Dindar Evrim" Yanılgısına KURAN'DAN CEVAPLAR

www.darwinizmin
sonu.com

Araştırma'dan



0

Araştırma'dan

Allah'ın insanlığa gönderdiği son kitap Kuran-ı Kerim ve son peygamber Hz. Muhammed'tir. Tüm insanlık, Kuran'ın tüm zamanları kuşatan evrensel mesajını kendi hayatında uygulamakla sorumludur. Ancak dinsiz, ateist, materyalist ideolojilerin dünyayı sardığı bir dönemde, dinler arasındaki benzerliklerin ön plana çıkarılması, ortak amaçlar için işbirliği yapılması gerekir. Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudiler bu şekilde ortak bir kelimede birleştiklerinde, asıl düşmanın ateizm ve dinsizlik olduğunu gördüklerinde, dünya çok daha farklı bir yer olacaktır.
İşte bu amaçla geçtiğimiz ay İstanbul'da önemli bir konferans gerçekleştirildi. Bilim Araştırma Vakfı tarafından organize edilen "Dinler Terörü Lanetler" başlıklı konferansta 3 semavi dinin temsilcileri Sepetçiler Kasrı'nda barış ve kardeşlik mesajları verdi. Dünyanın dört bir yanından konferansa katılan çeşitli dinlerin ve bu dinlere bağlı mezheplerin temsilcilerine İslam'ın hoşgörüsünün ve milletimizin misafirperverliğinin güzel bir örneği sergilendi. Bu doğrultuda Araştırma dergisinin Ağustos sayısının kapak konusunu "Semavi Dinler ve Dünya Barışı'na ayırdık.
Geçtiğimiz ay başladığımız "Türkiye'de Masonluğun Gizli Tarihi" yazımız bu ay da devam ediyor.
"Evrenin Ölümünün Ardından" başlıklı yazıda insan yaşamının kaçınılmaz bir gerçeğinden yani "ölüm ve sonrası'ndan bahsediliyor. Kuran'da bahsi geçen kıyamet sahnelerinden yararlanılarak hazırlanan yazıyı dikkatlice okumanızı ve bu çok önemli gerçekleri çevrenizdeki insanlarla da paylaşmanızı tavsiye ediyoruz.
Dergimizin bu sayısında sizlere "Sapkın Dinler ve İslam'ın Aydınlığı" ve "İdeolojilerin Çöküşü" belgesellerini hediye ediyoruz. "Sapkın Dinler ve İslam'ın Aydınlığı" belgeselinde Uzakdoğu felsefelerinin ve Hinduizm?in çarpıklıkları anlatılıyor ve tek çıkış yolunun Kuran ahlakına dönüş olduğu vurgulanıyor. "İdeolojilerin Çöküşü" filminde ise 20. yüzyılı kana bulayan dinsiz bir idelojinin yani komünizmin karanlık tarihi ele alınıyor.
Dergimizi ve hediye VCD'lerimizi çevrenizdeki insanlarla paylaşmanızı önemle tavsiye ediyoruz .
Yeni bir sayıda buluşmak dileğiyle...




0






Özgürlük, hemen hemen her toplum ve ideolojiden kişinin hemfikir olduğu ve savunduğu bir kavramdır. İnsanlık tarihindeki çatışmaların, savaşların çoğundaki amaç, özgürlüğü kazanmak olmuştur.
Batı düşüncesinin özgürlüğe verdiği anlamı şöyle özetleyebiliriz: Özgürlük, insana, diğer insanlar (toplum) ya da devlet -veya başka herhangi bir kurum- tarafından hiçbir kısıtlama ve baskı yapılmamasıdır.Bugün Batı toplumlarının içinde bulundukları toplumsal yapı, modern Batı felsefesi tarafından tarifi yapılan "özgürlük" kavramının, insanın kurtuluşunu sağlamadığını göstermektedir.



Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve bir kısım medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle evrimi hiç sorgulamadan kabul etmektedir. Oysa her geçen gün gelişen, paleoantropoloji, antropoloji ve mikrobiyoloji gibi bilim dalları, sözünü ettiğimiz yaygın inanışın aksine, evrim teorisini sürekli yalanlamaktadırlar. Evrimi ispatlamak için 150 yıldır aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi çürütmekten başka bir sonuca varamamışlardır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin ideolojik yönüdür.