OSMANLI YAHUDİLERİ
Cahiliye Toplumunda YÖNETİCİ KARAKTERİ
Süper Güçlü Malzeme Elde Etme Yolunda Yeni Arayışlar: Örümcek Ipeği Üreten Keçiler

Etrafınızdaki Herşey Gibi Aslında Siz de Moleküllerden Oluşuyorsunuz!
Dünyayı Kana Bulayan iki Siyasi Gücün Benzerlikleri SİYONİZM ve HAÇLILAR
Bilimin Rotasi Doğru Çizilmelidir
DOĞA ve TEKNOLOJİ

Kuran'da Kadina Verilen Önem
Kibris'ta Dönüm Noktasi
Atomdaki Tasarımın Açtığı Yeni Ufuk: İletken Plastikler
Kaçınılmaz Gerçekler Yaşlılık ve Ölüm

www.harunyahya.org

Araştırma'dan



0

Araştırma'dan


Kötülüğü örgütleyen, insanları inkara ve dejenerasyona yönlendiren, yeryüzünde karışıklık ve anarşi çıkaran, huzuru ve güvenliği bozan klan tipi örgütlenme ve birlikler tarih boyunca var olmuştur ve kıyamete kadar da var olacaktır.
Bu sayımızda kapak konusu olarak “Yeryüzünde Kötülüğü Örgütleyenler” konusunu seçmemizin amacı, günümüzde dünya üzerindeki ahlaki dejenerasyonu organize eden ve adeta bir ağ gibi tüm ülkelerde uzantıları bulunan bir sosyal yapının arka planını ortaya koymaktır. Bu yapı kendisini son derece modern gibi gösterse de, gerçekte tarihteki totemist klanlara benzer bir yapılanma göstermektedir. Dünya üzerindeki uyuşturucu trafiğini yöneten, fuhuş şebekelerini kontrol eden, ahlaksızlığın reklamını yapan bu kara klan her türlü kirli işin, pisliğin, sapkınlığın arkasında yer almaktadır.

Düşüncelerinize farklı bir ufuk açacak “Hücre İçi İstihbarat Birimleri” başlıklı bir makale yer alıyor.

Araştırma’nın sayfaları arasında yer alan diğer bir konu ise “Budizm Sapkınlığı”. Budizm, inanç esasları, felsefesi ve uygulamaları ile putperest bir dindir. Bu sapkın öğretinin uygulayıcıları da asla kurtuluşa ve mutluluğa erişemezler. Yaptıkları uygulamalardan hiçbirinin Allah katında geçerliliği yoktur.

Komünizm ve faşizm gibi kanlı ideolojilerin temel dayanağını oluşturan Darwinizm, aslında dünyayı yıkıma uğratmak isteyen Deccal dininin bir mezhebidir konusunu işleyen “Deccal Dininin Mezhepleri” adlı yazı ise Araştırma’nın içinde yer alan konulardan bir diğeri.

Araştırma’nın diğer sayfalarında ise “Anti-İslami Enternasyonal Düzenin Yıkılışı”, “Hz. Musa’nın Medyen’e Gidişi ve Orada Kalması”, “Filistin’den Yükselen Ses: İntifada Hareketi” başlıklı konular yer alıyor. Ayrıca ilginizi çekeceğini düşündüğümüz daha birçok konu yine bu ayki sayımızda sizlerle buluşmayı bekliyor.

Bu sayıda yine sizlere 2 çarpıcı VCD hediye ediyoruz. Bu VCD’lerden “Hz. Mehdi ve Ahir Zaman” belgeseli, Hz. Mehdi’nin çıkış alametleri ve İslam ahlakının yeryüzü hakimiyetinin anlatıldığı bir belgesel, zor bir dönem geçiren İslam coğrafyasına müjdelerle dolu mesajlar içeriyor.

Dergimiz hakkında görüş ve önerilerinizi info@arastirma.org adresine e–posta yoluyla ulaştırabilirsiniz.

Yeni bir yılda yeni bir sayıyla görüşmek dileğiyle….




0






Özgürlük, hemen hemen her toplum ve ideolojiden kişinin hemfikir olduğu ve savunduğu bir kavramdır. İnsanlık tarihindeki çatışmaların, savaşların çoğundaki amaç, özgürlüğü kazanmak olmuştur.
Batı düşüncesinin özgürlüğe verdiği anlamı şöyle özetleyebiliriz: Özgürlük, insana, diğer insanlar (toplum) ya da devlet -veya başka herhangi bir kurum- tarafından hiçbir kısıtlama ve baskı yapılmamasıdır.Bugün Batı toplumlarının içinde bulundukları toplumsal yapı, modern Batı felsefesi tarafından tarifi yapılan "özgürlük" kavramının, insanın kurtuluşunu sağlamadığını göstermektedir.



Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve bir kısım medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle evrimi hiç sorgulamadan kabul etmektedir. Oysa her geçen gün gelişen, paleoantropoloji, antropoloji ve mikrobiyoloji gibi bilim dalları, sözünü ettiğimiz yaygın inanışın aksine, evrim teorisini sürekli yalanlamaktadırlar. Evrimi ispatlamak için 150 yıldır aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi çürütmekten başka bir sonuca varamamışlardır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin ideolojik yönüdür.