OSMANLI YAHUDİLERİ
Cahiliye Toplumunda YÖNETİCİ KARAKTERİ
Süper Güçlü Malzeme Elde Etme Yolunda Yeni Arayışlar: Örümcek Ipeği Üreten Keçiler

Etrafınızdaki Herşey Gibi Aslında Siz de Moleküllerden Oluşuyorsunuz!
Dünyayı Kana Bulayan iki Siyasi Gücün Benzerlikleri SİYONİZM ve HAÇLILAR
Bilimin Rotasi Doğru Çizilmelidir
DOĞA ve TEKNOLOJİ

Kuran'da Kadina Verilen Önem
Kibris'ta Dönüm Noktasi
Atomdaki Tasarımın Açtığı Yeni Ufuk: İletken Plastikler
Kaçınılmaz Gerçekler Yaşlılık ve Ölüm

www.harunyahya.org

Araştırma'dan



0

İçindekiler


Şeytan Kuran'a göre, ilk insan olan Hz. Adem'den bu yana insan neslini Allah yolundan saptırmak için çaba harcayan ve kıyamete kadar da harcayacak olan varlıkların genel adıdır. Tüm şeytanların atası ve en büyüğü ise, Hz. Adem'in yaratılmasıyla birlikte Allah'a isyan eden İblis'tir. İblis ve onun takipçileri her kim olursanız olun sizin sonsuz bir azap çekmenizi isteyen, bütün varlığını buna adamış son derece tehlikeli varlıklardır. İnsanlık tarihinin her aşamasında var olmuş, yaşamış ve ölmüş milyarlarca insanı ateşin içine çekmiş olan bu varlıklar insanları halen helaka sürüklemeye devam ediyorlar. Hiçbir zaman ayırım yapmazlar. Bu varlıklar için genç, yaşlı, kadın, erkek, zengin, işçi veya dilenci fark etmez. Her insanı yanlarında cehenneme götürmeyi arzularlar. İşte bu nedenle insanın yapması gereken kendini yaratan Allah'a teslim olmak ve bu varlıklardan Allah'a sığınmaktır. Allah'a olan inancını sağlamlaştıran, dirayetli ve akıllı müminler üzerinde şeytanın ve yandaşlarının hiçbir etkisi yoktur. Allah Kuran’da bu gerçeği şöyle bildirmiştir:
“Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı-gücü yoktur.” (Nahl Suresi, 99)
Şeytanı düşman edinmek ve ciddi bir çaba göstererek onunla mücadele etmek ihlaslı bir mümin için en önemli konulardan bir tanesidir. Bu nedenle bu sayımızın kapak konusunda şeytanı ve onun takipçilerini anlattık. Bu bölümün dışında ise İslam’a Yöneliş ve Türkiye, Cehennem Ateşi Kulübü, Tapınakçılar, Bediüzzaman ve İman Hakikatleri gibi konuları ele aldık. Tabii yine bu sayıda da her sayıda olduğu gibi özenle hazırlanmış, yeni VCD belgeseller de hediye ediyoruz. Bu belgeselleri de beğeniyle seyredeceğinize ve çevrenizdekilerle paylaşacağınıza inanıyoruz.
Yeni bir sayıda buluşmak dileğiyle...




0






Özgürlük, hemen hemen her toplum ve ideolojiden kişinin hemfikir olduğu ve savunduğu bir kavramdır. İnsanlık tarihindeki çatışmaların, savaşların çoğundaki amaç, özgürlüğü kazanmak olmuştur.
Batı düşüncesinin özgürlüğe verdiği anlamı şöyle özetleyebiliriz: Özgürlük, insana, diğer insanlar (toplum) ya da devlet -veya başka herhangi bir kurum- tarafından hiçbir kısıtlama ve baskı yapılmamasıdır.Bugün Batı toplumlarının içinde bulundukları toplumsal yapı, modern Batı felsefesi tarafından tarifi yapılan "özgürlük" kavramının, insanın kurtuluşunu sağlamadığını göstermektedir.



Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve bir kısım medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle evrimi hiç sorgulamadan kabul etmektedir. Oysa her geçen gün gelişen, paleoantropoloji, antropoloji ve mikrobiyoloji gibi bilim dalları, sözünü ettiğimiz yaygın inanışın aksine, evrim teorisini sürekli yalanlamaktadırlar. Evrimi ispatlamak için 150 yıldır aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi çürütmekten başka bir sonuca varamamışlardır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin ideolojik yönüdür.