OSMANLI YAHUDİLERİ
Cahiliye Toplumunda YÖNETİCİ KARAKTERİ
Süper Güçlü Malzeme Elde Etme Yolunda Yeni Arayışlar: Örümcek Ipeği Üreten Keçiler

Etrafınızdaki Herşey Gibi Aslında Siz de Moleküllerden Oluşuyorsunuz!
Dünyayı Kana Bulayan iki Siyasi Gücün Benzerlikleri SİYONİZM ve HAÇLILAR
Bilimin Rotasi Doğru Çizilmelidir
DOĞA ve TEKNOLOJİ

Kuran'da Kadina Verilen Önem
Kibris'ta Dönüm Noktasi
Atomdaki Tasarımın Açtığı Yeni Ufuk: İletken Plastikler
Kaçınılmaz Gerçekler Yaşlılık ve Ölüm

www.harunyahya.org

Araştırma'dan



0

İtiraf Edİyoruz


"Tamamen ümitsiz bir karmaşanın içinde olduğumun bilincindeyim. Gördüğümüz dünyanın bir şans eseri olduğunu düşünemiyorum." Charles Darwin
Yeryüzünde var olan canlılar kusursuz sistemlerle ve müthiş uyumlarla donatılmıştır. Bir canlının kendisini koruması, üremesi, beslenebilmesi veya avlanabilmesi için sahip olduğu kusursuz biyolojik ve fiziksel özellikler, bu özelliklerinin bulunduğu çevre ile olan uyumu, hep bir Yaratıcı'nın varlığının kesin delilleri niteliğindedir. Küçücük bir tırtılın kendini korumak ve kamufle etmek için gösterdiği planlı hareketler, arıların büyük bir matematik harikası olarak inşa ettikleri petekler, milimetrik ölçülere sahip sivrisineğin sahip olduğu ve bugünkü teknolojinin çok yakın bir dönemde taklit edebildiği donanım ve bunlar gibi daha milyonlarca örnek, üstün akıl sahibi Rabbimizin varlığının açık delillerindendir.
Hiçbir evrimci herhangi bir canlının sahip olduğu bu özelliklerin nasıl oluştuğunu açıklayamaz. Çünkü tesadüfi mutasyonlar ve doğal seleksiyon gibi bir mekanizmaların hiçbiri bu kusursuzlukları oluşturamaz. Bu nedenle evrimciler her canlıda karşılarına çıkan mucizevi özellikleri gördüklerinde çaresizliklerini dile getirmişler ve çoğu zaman bu canlılarda bir tasarımın olduğunu, dolayısıyla bir Yaratıcının bu canlıların özelliklerine müdahalesi bulunduğunu itiraf etmek zorunda kalmışlardır. (Harun Yahya, Evrimcilerin İtirafları) İşte bu itiraflara birkaç örnek:

Charles Darwin:
"Bu mükemmel evreni, özellikle de insanın doğasını izlemekten mutlu olamıyorum… Herşeye dizayn edilmiş kanunların bir sonucu olarak bakmaya eğilimliyim… Ve bütün bu kanunlar açıkça herşeyi bilen, gelecekteki tüm olayları ve sonuçları gören bir Yaratıcı tarafından dizayn edilmiştir. Ama daha fazla düşündükçe daha fazla kafam karışıyor.Tamamen ümitsiz bir karmaşanın içinde olduğumun bilincindeyim. Gördüğümüz dünyanın bir şans eseri olduğunu düşünemiyorum. Ama aynı zamanda her ayrı parçaya da bir dizaynın sonucu olarak bakamıyorum.Bacaklarının muhteşem uzunluğu ile dikkat çeken Himantopus, bacak boyunda yoğun olarak değişkendir. Her sınıftaki hayvanla ilgili birçok şaşırtıcı ve ilginç örnekler verebilirim; bunların sayısı o kadar çok ki, şans eseri olmaları mümkün değil.Oldukça kafamı kurcalayan bir konuya değindin; bunu elbette düşünmem gerekirdi, eğer dış koşulların direkt olarak oldukça küçük bir etkileri varsa, bu belirgin değişikliklere hangi güç karar vermiştirş" (Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin)
"Gözü düşünmek çoğu zaman beni teorimden soğuttu. Ama kendimi zamanla bu probleme alıştırdım. Şimdilerde ise doğadaki bazı belirgin yapılar beni çok fazla rahatsız ediyor. Örneğin bir tavuskuşunun tüylerini görmek, beni neredeyse hasta ediyor." (Norman Macbeth, Darwin Retried: An Appeal to Reason, Boston, Gambit)

Roger Lewin:
"Wallace'ın yanı sıra ünlü evrimci Robert Broom da "Homo sapiensleri (insan) bu kadar özel yapan soyunun kalitesinin yalnızca ilahi bir kuvvetle açıklanabileceğini" sözlerine eklemiştir."(Roger Lewin, In the Age of Mankind )

Fred Hoyle:
"Herşeyden önce hayatın tesadüfler sonucu oluşması ihtimali o kadar küçüktür ki, bu iddiayı kabul etmek mantık dışıdır."(Fred Hoyle-Chandra Wickramasinghe, Evolution From Space)

David M. Raup:

"Şu kesin bir gerçektir ki, hiç kimse bir dizi değişiklik sonucu tüm fonksiyonlarıyla uçan bir böcek, bir sürüngen ya da bir kuş oluşturamaz. Bunların oluşması için mutlaka bir rehber gerekmektedir." (David M. Raup, "Conflicts Between Darwin and Paleontology")

Cemal Yıldırım:
"Kimi eleştiricilere göre, evrimi salt doğal seleksiyona bağlamak, daktilo makinasının başına oturtulan bir kedi veya güvercinin tuşlara vuruşlarıyla bir milyon yıl içinde Shakespeare'in Hamlet'ini ya da Goethe'nin Faust'unu yazabileceklerini beklemekle birdir. En basit bir canlıyı bile yakından incelediğimizde onun oluşumunda ince bir aklın rolünü görmezlikten gelemeyiz."

Niles Eldredge:
"Aslında tüm biyolojik dünyada gördüğümüz düzen için tek alternatif açıklama özel yaratılıştır." (Niles Eldredge, Time Frames: The Rethinking of Darwinian Evolution and the Theory of Punctuated Equilibria, 1985)

Hoimar Von Ditfurth:
"Evren istediği kadar büyük olsun, protein ve nükleik asitin doğuşunu sağlayan rastlantı, öylesine olanak dışıdır ki…
… Sitokrom-C'yi (ya da bugün var olan herhangi bir başka enzimi) tıpatıp bu biçimiyle rastlantılardan geçe geçe bir kez daha üretebilmeye gerçekten bu Dünya'nın ömrü yetmez.
Canlı ve cansız doğanın gelişme tarihinin hakikatte sadece bir anın, bir yaratılış uğrağının eseri olduğunu düşünmek akla yatkındır.
Hayatın bir mucize eseri olduğu yollu bir sonuç çıkarma denemesi, betimlenen durumda gerçekten akla yatkın gelebilir."(Hoimar Von Ditfurth, Dinozorların Sessiz Gecesi 1)

Pierre-Paul Grassé:
"şanslı mutasyonların havyanların ve bitkilerin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladığına inanmak, gerçekten çok zordur. Ama Darwinizm bundan fazlasını da ister: Tek bir bitki, tek bir havyan, binlerce ve binlerce tam olması gerektiği şekilde faydalı tesadüflere maruz kalmalıdır. Yani mucizeler sıradan bir kural haline gelmeli, inanılmaz derecede düşük olasılıklara sahip olaylar kolaylıkla gerçekleşmelidir. Hayal kurmayı yasaklayan bir kanun yoktur, ama bilim bu işin içine dahil edilmemelidir.
Tesadüf, ateizm görüntüsü altında kendisine gizlice tapınılan bir tür ilah haline gelmiştir." (Pierre-P Grassé, Evolution of Living Organisms)

Susumo Ohno:
"Bildiğim kadarıyla bağışıklık sisteminin eşsizliği daha evvel deneyimi olmadığı her türlü ihtimalle başa çıkma yeteneğinde yatmaktadır, böylelikle geleceğin ihtiyaçlarını sezinleyerek evrimleştiği izlenimini uyandırır. Darwin'in doğal seleksiyonlu evrim mekanizması ise gelecekle başa çıkabilecek sistem gelişimlerini tahmin edemez."(Susumo Ohno, "The Significance of Gene Duplication in Immunoglubin Evolution (Epimethean Natural Selection and Promethean Evolution)")

Prof. Dr. Ali Demirsoy:
"Bir Sitokrom-C'nin dizilimini o-luşturmak için olasılık sıfır denecek kadar azdır. Yani canlılık eğer belirli bir dizilimi gerektiriyorsa, bu tüm evrende bir defa oluşacak kadar az olasılığa sahiptir, denebilir. Ya da oluşumunda bizim tanımlayamayacağımız doğaüstü güçler görev yapmıştır. Bu sonuncusunu kabul etmek bilimsel amaca uygun değildir. O halde birinci varsayımı irdelemek gerekir." (Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim)




0






Özgürlük, hemen hemen her toplum ve ideolojiden kişinin hemfikir olduğu ve savunduğu bir kavramdır. İnsanlık tarihindeki çatışmaların, savaşların çoğundaki amaç, özgürlüğü kazanmak olmuştur.
Batı düşüncesinin özgürlüğe verdiği anlamı şöyle özetleyebiliriz: Özgürlük, insana, diğer insanlar (toplum) ya da devlet -veya başka herhangi bir kurum- tarafından hiçbir kısıtlama ve baskı yapılmamasıdır.Bugün Batı toplumlarının içinde bulundukları toplumsal yapı, modern Batı felsefesi tarafından tarifi yapılan "özgürlük" kavramının, insanın kurtuluşunu sağlamadığını göstermektedir.



Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve bir kısım medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle evrimi hiç sorgulamadan kabul etmektedir. Oysa her geçen gün gelişen, paleoantropoloji, antropoloji ve mikrobiyoloji gibi bilim dalları, sözünü ettiğimiz yaygın inanışın aksine, evrim teorisini sürekli yalanlamaktadırlar. Evrimi ispatlamak için 150 yıldır aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi çürütmekten başka bir sonuca varamamışlardır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin ideolojik yönüdür.