OSMANLI YAHUDİLERİ
Cahiliye Toplumunda YÖNETİCİ KARAKTERİ
Süper Güçlü Malzeme Elde Etme Yolunda Yeni Arayışlar: Örümcek Ipeği Üreten Keçiler

Etrafınızdaki Herşey Gibi Aslında Siz de Moleküllerden Oluşuyorsunuz!
Dünyayı Kana Bulayan iki Siyasi Gücün Benzerlikleri SİYONİZM ve HAÇLILAR
Bilimin Rotasi Doğru Çizilmelidir
DOĞA ve TEKNOLOJİ

Kuran'da Kadina Verilen Önem
Kibris'ta Dönüm Noktasi
Atomdaki Tasarımın Açtığı Yeni Ufuk: İletken Plastikler
Kaçınılmaz Gerçekler Yaşlılık ve Ölüm

www.harunyahya.org

Araştırma'dan



0

Lut Kavmi ve helak olan şehir




"Lut kavmi de uyarıları yalanladı. Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk;) onları seher vakti kurtardık…" (Kamer Suresi, 33-34)

Hz. Lut'un kavmi, eşcinselliğin yaygın olduğu sapkın bir kavimdi. Hz. Lut, Allah'ın tebliğini getirdiğinde onu inkar ettiler, sapıklıklarına devam ettiler. Sonunda Allah Lut kavmini, korkunç bir felaketle helak etti.

Hz. Lut'un yaşadığı şehrin Eski Ahit'te geçen ismi Sodom'dur. Arkeolojik çalışmalarda, şehrin, İsrail-Ürdün sınırı boyunca uzanan Tuz Gölünün (Ölü Deniz) yakınlarında olduğu anlaşılmaktadır. Bu kavmin Kuran'da yazılanlara uygun bir şekilde helak olduğu anlaşılmıştır.

Allah Kuran'da şöyle buyurmuştur: "Lut (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı. Hani onlara kardeşleri Lut: "Sakınmaz mısınız?" demişti. "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin. Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir. Siz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz? Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz." Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın." Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım." (Şuara Suresi, 160-168)

Kendilerini doğru yola davetine karşılık kavmi Hz. Lut'u tehdit etti, doğru yolu göstermesinden dolayı öfkelendiler, onu sürgün etmek istediler. Bunun üzerine Hz. Lut, Allah'tan yardım istedi: "Dedi ki: "Rabbim, fesat çıkaran (bu) kavme karşı bana yardım et." (Ankebut Suresi, 30)

"Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar." (Şuara Suresi, 169)


Bunun üzerine Allah, iki melek gönderdi, Hz. Lut'u kurtarıp sabah vakti, Lut kavmini helak etti: "Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın." Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp-bastırıverdi." (Kamer Suresi, 37-38)


Kuran'da, kavmin helakı şöyle tarif ediliyor:


"Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları çığlık yakalayıverdi. Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık. Elbette bunda 'derin bir kavrayışa sahip olanlar' için gerçekten ayetler vardır. O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hâlâ) durmaktadır." (Hicr Suresi, 73-76)

"Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık; Rabbinin katında 'belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış' olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir." (Hud Suresi, 82-83)

Bu felaketten Hz. Lut ve sayıları ancak "bir ev halkı" kadar olan iman edenler kurtarıldı. Sapkın kavim ise, yerle bir oldu. Hz. Lut'un karısı da iman etmediği için helak edildi:

"Bunun üzerine Biz, karısı dışında onu ve ailesini kurtardık; o (karısı) ise (helake uğrayanlar arasında) geride kalanlardandı. Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte." (Araf Suresi, 83-84)

Lut Gölündeki "Apaçık Ayetler"

Allah Lut kavminin helakını Kuran'da şöyle bildirmiştir:

"Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık" (Hud Suresi, 82)

Ayette "üstünü altına çevirmek" ifadesi ile şiddetli bir depremle bölgenin yerle bir olduğunu anlatıyor olması mümkündür. Nitekim Lut Gölü, böyle bir depremin oluştuğuna dair "apaçık deliller" taşımaktadır.

Alman arkeolog Werner Keller konu hakkında şöyle diyor: "Bu bölgede kendini göstermiş olan çok büyük bir çökmede patlamalar, yıldırımlar, yangınlar ve doğal gazlarla birlikte korkunç bir deprem olmuş ve Siddim Vadisi ile birlikte Lut kavminin şehirleri de yerin derinliklerine gömülmüşlerdir." **

Kuran'da "üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık" cümlesinde ise, Lut Gölü kıyısında meydana gelen volkanik bir patlama ve bunun sonucunda püsküren "pişirilmiş kıvamdaki" kaya ve taşlar anlatılıyor olabilir. Werner Keller bu konuda da şöyle diyor: "Depremde, yerkabuğunun çatlayıp çöküşü, kabuğun altında uyuyan volkanlara serbest yol vermiştir. Şeria'nın yukarı vadisinde bugün de sönmüş kraterlere rastlanmakta olup, kireç katmanları üzerinde geniş lav kütleleri ve bazalt katmanları yer almıştır."

Lav ve bazalt katmanları, volkanik patlamanın ve depremin olduğunu göstermektedir. Kuran'da, "üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık" ifadesiyle tarif edilen olay da büyük olasılıkla bu volkanik patlamadır. Aynı ayette "... emrimiz geldiği zaman üstünü altına çevirdik" şeklinde ifade edilen olay da Rift Vadisinde tektonik kökenli olan ve volkanların yeryüzüne büyük bir şiddetle çıkmasına sebep olan deprem ile onun getirdiği yarılma ve çöküntüler olmalıdır.

Lut Gölünde, güneş ışınları suya uygun bir açıyla yansıyorsa, insan şaşılacak bir görünümle karşılaşır. Suyun içinde yeşil renkte ağaç gövdeleriyle ağaç artıkları görülür. Bunlar da göldeki yoğun tuzun konserve ettiği ağaçlardır. (Harun Yahya, Kavimlerin Helakı)

Yapılan araştırmalarda, Lut kavmini yok eden depremin, oldukça uzun yer kabuğu çatlağının (fay hattı) sonucunda oluştuğu anlaşılıyor. Şeria Nehrinin akışı boyunca, 180 metrelik düşüş yapması ve Lut Gölünün deniz seviyesinden 400 metre alçak olması, büyük bir jeolojik olayın meydana geldiğini gösterir.

Lut kavminin başına gelenler tüm dünya için bir ibret vesikasıdır. Halen dünyanın pek çok yerinde Lut kavmindekine benzer şekilde ahlaki dejenarasyon yaşanmakta ve geçmiş kavimlerin başına gelen felaketlerden ders almamakta ısrar edilmektedir.

** Werner Keller, Und die Bibel hat doch recht (The Bible as History; a Confirmation of the Book of Books), New York: William Morrow, 1956.




0






Özgürlük, hemen hemen her toplum ve ideolojiden kişinin hemfikir olduğu ve savunduğu bir kavramdır. İnsanlık tarihindeki çatışmaların, savaşların çoğundaki amaç, özgürlüğü kazanmak olmuştur.
Batı düşüncesinin özgürlüğe verdiği anlamı şöyle özetleyebiliriz: Özgürlük, insana, diğer insanlar (toplum) ya da devlet -veya başka herhangi bir kurum- tarafından hiçbir kısıtlama ve baskı yapılmamasıdır.Bugün Batı toplumlarının içinde bulundukları toplumsal yapı, modern Batı felsefesi tarafından tarifi yapılan "özgürlük" kavramının, insanın kurtuluşunu sağlamadığını göstermektedir.



Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve bir kısım medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle evrimi hiç sorgulamadan kabul etmektedir. Oysa her geçen gün gelişen, paleoantropoloji, antropoloji ve mikrobiyoloji gibi bilim dalları, sözünü ettiğimiz yaygın inanışın aksine, evrim teorisini sürekli yalanlamaktadırlar. Evrimi ispatlamak için 150 yıldır aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi çürütmekten başka bir sonuca varamamışlardır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin ideolojik yönüdür.