OSMANLI YAHUDİLERİ
Cahiliye Toplumunda YÖNETİCİ KARAKTERİ
Süper Güçlü Malzeme Elde Etme Yolunda Yeni Arayışlar: Örümcek Ipeği Üreten Keçiler

Etrafınızdaki Herşey Gibi Aslında Siz de Moleküllerden Oluşuyorsunuz!
Dünyayı Kana Bulayan iki Siyasi Gücün Benzerlikleri SİYONİZM ve HAÇLILAR
Bilimin Rotasi Doğru Çizilmelidir
DOĞA ve TEKNOLOJİ

Kuran'da Kadina Verilen Önem
Kibris'ta Dönüm Noktasi
Atomdaki Tasarımın Açtığı Yeni Ufuk: İletken Plastikler
Kaçınılmaz Gerçekler Yaşlılık ve Ölüm

www.harunyahya.org

Araştırma'dan



0

Sayı 8(Haziran 2002)

Kök Sayı 8(Haziran 2002)
( 18.09.2002 23:54 )
İnsanların yaşamın gerçek amacından uzaklaşmaları bir süre sonra manevi değerlerini de kaybetmeleri demektir. Dünyayı yaşayabilecekleri tek yer olarak gören, hem kendilerinin hem de diğer insanların ölümle birlikte yok olacaklarını zanneden bu kişiler manevi yönden de bir çöküş içine girerler.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 29.08.2002 23:40 )
Allah'ı tanımayan bu "pozitif bilim" saplantısının yerine, Kuran'da verilen bilim anlayışını koymak, insanlığın tek kurtuluş yolu olacaktır.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 29.08.2002 23:26 )
Yeryüzünün belki en korkunç zulümlerinin yaşandığı 18 Mayıs 1944 tarihinden sonra, sürgün topraklarında teşkilatlanan Kırım Türkleri, defalarca vatanları Kırım'a geri dönme teşebbüslerinde bulunmuşlar, fakat her teşebbüs tutuklamalar ve yeni sürgünlerle son bulmuştur.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 29.08.2002 23:25 )
Gelenekçilik, masonluğu çok iyi tanımlayan bir kelimedir; çünkü masonluk, kökenleri binlerce yıl öncesindeki Pagan toplumlara uzanan bir "gelenekler örgütü"nden başka bir şey değildir. Eski Mısır'ın, Firavunların, Firavun'un büyücülerinin, Eski Yunan'ın materyalist düşünürlerinin, Hermetikler'in, Kabalacılar'ın, Tapınakçılar'ın, Gül-Haçlar'ın ve kendilerinden önceki masonların geleneklerini körü körüne izlemektedirler.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 15.06.2002 04:08 )
Dünya üzerindeki yaşam öyle uygun dengeler ile yaratılmıştır ki, doğal afetler çok büyük alanlarda etkili olmaz. İnsanlar da dahil olmak üzere tüm canlılar için adeta özel bir koruma mevcuttur. Ama bu korumanın yanısıra Allah, zaman zaman insanlara, yaşadıkları mekanın ne derece güvensiz olabileceğini de göstermektedir.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 13:29 )
Dünyayı bir ışık demeti olarak algılıyoruz, bu yüzden de bu algılara bakarak maddeyi mutla gerçek zannetmek büyük bir yanılgı olacaktır.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 13:26 )
Akmakta olan bir nehrin akış yönü değiştirilmemişse, bunun sorumlusunu bulmak için nehrin yeni suladığı tarlanın sahibine bakmak yeterli olacaktır. Kennedy suikastinde ise sulanan tarla, tek bir adresi gösteriyor: İsrail'i...
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 13:23 )
Baphomet, tapınak şövalyeleri ve onları izleyen bütün gizli örgütlerin tapındığı tanrıydı ve kara büyüde kötülüklerin kaynağı ve yaratıcısıydı; Sabbath cadılarının satanik keçisiydi ve Aleister Crowley tarafından koyulan bir isimdi." ( Peter Underwood tarafından yazılan "Büyü ve Doğaüstü" sözlüğü)
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 13:21 )
Samimi üslubuyla Kuran ayetlerini yorumladığını gözlemlediğimiz Harun Yahya külliyatı ve bu kitaplardan faydalanılarak hazırlanan siteler Hz. İsa konusunda da bilmediğimiz pek çok gerçeği açığa çıkarmaktadır. Yazarın "Hz. İsa Gelecek" kitabı kaynak alınarak hazırlanan aynı isimli site, içeriği ile gerçekten hayranlık uyandırıcı. Sitenin açılış sayfasındaki önemli not, sitenin hazırlanma amacını çok net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 13:14 )
Kabala, İbranice'de " Gelenek" anlamına gelir. Yahudi ruhbanlarının, asırlardır birirlerine aktardıkları ve Kutsal Kitap'ın " gizli anlamları" ile ilgilenen bir tür okültizm ve mistisizm yöntemidir.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 13:12 )
Endülüs'te sekiz asırlık İslam hâkimiyeti döneminde Yahudiler ve Hıristiyanlar huzur içinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Şüphesiz Endülüs Müslümanları'nın tarihe örnek teşkil eden davranışlarından kaynaklanan bu huzur ortamı, Kuran ahlakının yaşanmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Endülüs dönemdeki anlayış, günümüzde medeniyetlerin barışı için model olabilecek tarihi deneyimlerdir.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 13:10 )
Dünya devleti olmak ve bölgedeki gücünü artırmak isteyen Türkiye için en öncelikli olan şeylerden birisi, bu Türk yurduna sahip çıkmak ve Kırım Türkleri'ne yardım eli uzatmaktır.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 11:45 )
2002 yılının ilk aylarında Ortadoğu bir kez daha İsraillilerin acımasız saldırılarına sahne oluyor. İsrail ordusu, Filistinli sivillerin yerleşim birimlerini acımasızca bombalıyor, çocuklara ateş açıyor, Filistin'i yaşanmaz hale getirmeye çalışıyor. Amaç ise Siyonizmin kutsal hedefi olan Filistin'deki Yahudi hakimiyetini hayata geçirmek.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 11:41 )
20 Nisan 2002 tarihinde Fransa'da gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 1. turunda ırkçı söylemleri ile tanınan Le pen %17.4 oy olmış ve Sosyalist aday Jospin'i geride bırakarak ikinci tura katılmaya hak kazanmıştı. Seçim çalışmalarında Fransa'daki Müslümanları potansiyel tehdit olarak tanıtan Le Pen, basına verdiği ilk demeçte "camiler güneyde, çanlar kuzeyde kalmalı" diyerek Avrupa'da müslümanlara tahammülleri olmadığını ortaya koydu. Fransa'da Müslümanların mescit ve dernek kurmalarına izin verilmemesini savunan Le Pen, İslam dininin Fransa'da taraftar bulmasının devlet destekli olarak önlenmesi gerektiğini iddia ediyordu.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 11:28 )
" Şüphesiz, size vaadedilen gerçekleşecektir. Yıldızlar ' örtülüp ( ışıkları ) silindiği' zaman. Gök yarıldığı zaman. Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman." ( Mürselat Suresi, 7- 10)
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 11:25 )
21.yüzyıl; zenginliğin, ihtişamın, güzelliklerin, huzurun, barışın yaşandığı, Kuran ahlakının yaygınlaşması ile dünya üzerinde cennet benzeri bir hayatın süreceği bir dönem olacaktır. Kuşkusuz bu, Allah'ın büyük bir müjdesi ve lütfudur.
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)

( 14.06.2002 11:22 )
Devamı | Sayı 8(Haziran 2002)


0






Özgürlük, hemen hemen her toplum ve ideolojiden kişinin hemfikir olduğu ve savunduğu bir kavramdır. İnsanlık tarihindeki çatışmaların, savaşların çoğundaki amaç, özgürlüğü kazanmak olmuştur.
Batı düşüncesinin özgürlüğe verdiği anlamı şöyle özetleyebiliriz: Özgürlük, insana, diğer insanlar (toplum) ya da devlet -veya başka herhangi bir kurum- tarafından hiçbir kısıtlama ve baskı yapılmamasıdır.Bugün Batı toplumlarının içinde bulundukları toplumsal yapı, modern Batı felsefesi tarafından tarifi yapılan "özgürlük" kavramının, insanın kurtuluşunu sağlamadığını göstermektedir.



Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve bir kısım medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle evrimi hiç sorgulamadan kabul etmektedir. Oysa her geçen gün gelişen, paleoantropoloji, antropoloji ve mikrobiyoloji gibi bilim dalları, sözünü ettiğimiz yaygın inanışın aksine, evrim teorisini sürekli yalanlamaktadırlar. Evrimi ispatlamak için 150 yıldır aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi çürütmekten başka bir sonuca varamamışlardır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin ideolojik yönüdür.