OSMANLI YAHUDİLERİ
Cahiliye Toplumunda YÖNETİCİ KARAKTERİ
Süper Güçlü Malzeme Elde Etme Yolunda Yeni Arayışlar: Örümcek Ipeği Üreten Keçiler

Etrafınızdaki Herşey Gibi Aslında Siz de Moleküllerden Oluşuyorsunuz!
Dünyayı Kana Bulayan iki Siyasi Gücün Benzerlikleri SİYONİZM ve HAÇLILAR
Bilimin Rotasi Doğru Çizilmelidir
DOĞA ve TEKNOLOJİ

Kuran'da Kadina Verilen Önem
Kibris'ta Dönüm Noktasi
Atomdaki Tasarımın Açtığı Yeni Ufuk: İletken Plastikler
Kaçınılmaz Gerçekler Yaşlılık ve Ölüm

www.harunyahya.org

Araştırma'dan



0

Sayı 2 (Aralık 2001)

Kök Sayı 2 (Aralık 2001)
( 20.06.2002 11:38 )
"Sana (Ey Muhammed,) Zu'l-Karneyn hakkında sorarlar. De ki: "Size, ondan 'öğüt ve hatırlatma olarak' (bazı bilgiler) vereceğim." (Kehf Suresi, 83)
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 20.06.2002 10:49 )
Yaşanmakta olan gelişmeler, 19. yüzyılda yaygın olarak benimsenen materyalist felsefenin, 21. yüzyılda tamamen terk edilmeye başlandığını ve yerini, Allah inancına ve Kuran ahlakına bıraktığını gösteriyor.

Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 20.06.2002 10:08 )
İnsan, yaratılışı gereği mutlu ve huzurlu yaşamak ister. Allah'ın Kuran'da bildirdiği ahlak yapısı, insanın fıtratına en uygun yaşamı sunar. Kuran ahlakı dışındaki yolların hepsi insanın huzursuz yaşam sürmesine neden olur.
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 20.06.2002 09:05 )
21. yüzyılda Kafkaslar'daki enerji koridorunun anahtar ülkesi Türkiye'dir. Aynı zamanda Türkiye; Osmanlı Devleti Nizamı'na özlem duyan Kafkas halklarının, huzur ve barış ortamını yaşamaları için bölgeyle etnik ve kültürel bağları olan ve Kafkaslar'da istikrarı sağlayabilecek tek ülkedir de...
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 20.06.2002 08:48 )
Din adına ortaya çıkarak terör uygulayan, baskıcı rejimler oluşturan, dünyayı güzelleştirmek yerine çirkinleştiren kişi ve gruplara karşı uygulanması gereken tek bir çözüm vardır: Bu çözüm, gerçek İslam ahlakının ortaya konmasıdır.

Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 20.06.2002 07:52 )
Yahudiler MS 70 yılında Kudüs'ten sürüldükten sonra, dünyanın farklı bölgelerine yayılmaya başladılar. 19. yüzyıla kadar süren bu "diaspora" döneminde Yahudilerin ezici çoğunluğu kendilerini dini bir grup olarak görüyorlardı. Çoğu Yahudi zamanla içinde yaşadığı ülkenin dilini benimsedi. Örneğin Almanya'daki Yahudiler Almanca, İngiltere'deki Yahudiler İngilizce konuşmaya başladılar. İbranice sadece dualarda ve dini metinlerde kullanılan kutsal bir dil olarak kaldı. 19. yüzyılda Avrupa ülkelerinde bulunan Yahudilerin üzerlerindeki bazı sosyal kısıtlamalar da kaldırılınca, Yahudiler içinde yaşadıkları toplumlarla kaynaşmaya başladılar. 19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde, Yahudilerin çoğunluğu kendilerini bir "ırk" veya "millet" olarak değil, "dini cemaat" olarak görüyorlardı. Kendilerini "Musevi Almanlar", "Musevi İngilizler" veya "Musevi Amerikalılar" olarak tanımlıyorlardı.
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 20.06.2002 07:36 )
Yarım asra yakın bir zamandır baskılarla karşı karşıya kalan Keşmir halkının tek dileği, dinlerini rahatça yaşayabilecekleri, insanların sadece Müslüman oldukları için zulüm görmeyecekleri, çocuklarını barış ve güven içinde büyütebilecekleri bir toprağa sahip olmaktır.
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 20.06.2002 06:56 )
20. yüzyılın hemen başında kaybettiğimiz Makedonya topraklarında asırlardır yerleşmiş olan Türk-İslam varlığı, tüm asimilasyon politikalarına rağmen günümüzde dimdik ayakta durmaktadır.
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 19.06.2002 12:06 )
Faşist yönetimlerin hakim olduğu Balkanlar ve Ortadoğu'ya sürekli çatışma, kargaşa ve kaos hakimdir. Faşist vahşetlerle dolu olan bu coğrafyalara bir zamanlar Osmanlı'nın sağladığı barış ve huzuru yeniden getirmek, ancak manevi değerlere inanan, Kuran ahlakının temsilcisi ve bu değerlerden aldığı ilhamla politika üreten bir ülke tarafından başarılabilir.
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 19.06.2002 06:52 )
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 19.06.2002 06:00 )
Zorluk içinde yaşayan, borç batağında olan bir ekonomiyi düze çıkarabilmek, ancak İslam ahlakının getirdiği üstün meziyetlerle mümkün olabilir. Bu ahlakın rehberliğinde yaşanan bir ortamda Allah korkusu ile hareket edilir. Dolayısıyla, insanlar yalnız kendi çıkarları için değil, tüm insanların ahatını ve çıkarını gözeterek yaşamlarını sürdürürler.
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 19.06.2002 05:42 )
Peygamberlerin Kuran'da aktarılan hayatları ve kavimlerine yaptıkları tebliğler iman edenler için birer örnektir. Bunun yanı sıra Kuran'da geleceğe dair işaretler ve üzerinde düşünülmesi gereken bazı sırlar da yer alır. Bu sırlardan bir kısmı ise Kehf Suresi'ndedir.
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 19.06.2002 05:34 )
Tarihin her döneminde insanlar evrenin ve canlıların kökeni üzerinde düşünmüş ve bu konuda çeşitli fikirler ortaya atmışlardır. Bu fikirleri, evreni materyalist bakış açısıyla açıklayanlar ve Allah'ın tüm kainatı yoktan var ettiğini yani "yaratılış gerçeğini" görenler olmak üzere iki başlık altında toplamak mümkündür.
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 18.06.2002 13:28 )
"Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir." (Yusuf Suresi, 111)
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 18.06.2002 13:20 )
İnsan hareketlerinin taklit edilmesiyle yapılan robotlarda, yürümenin ne kadar hesap ve bilgi gerektirdiği ortaya çıkmıştır. Hiçbir teknolojik robot, insan yürüyüşündeki mükemmelliğe ulaşamamaktadır. Bunun tek açıklaması vardır: Allah'ın kusursuz yaratma sanatı.
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)

( 18.06.2002 13:12 )
21.yüzyılda tüm dünyada iktisadi, siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda dengeler hızla değişmektedir. Bazı ortak değerler, yerel ve milli sınırları aşarak dünya çapında yayılmakta ve kabul görmektedir.
Devamı | Sayı 2 (Aralık 2001)


0






Özgürlük, hemen hemen her toplum ve ideolojiden kişinin hemfikir olduğu ve savunduğu bir kavramdır. İnsanlık tarihindeki çatışmaların, savaşların çoğundaki amaç, özgürlüğü kazanmak olmuştur.
Batı düşüncesinin özgürlüğe verdiği anlamı şöyle özetleyebiliriz: Özgürlük, insana, diğer insanlar (toplum) ya da devlet -veya başka herhangi bir kurum- tarafından hiçbir kısıtlama ve baskı yapılmamasıdır.Bugün Batı toplumlarının içinde bulundukları toplumsal yapı, modern Batı felsefesi tarafından tarifi yapılan "özgürlük" kavramının, insanın kurtuluşunu sağlamadığını göstermektedir.



Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve bir kısım medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle evrimi hiç sorgulamadan kabul etmektedir. Oysa her geçen gün gelişen, paleoantropoloji, antropoloji ve mikrobiyoloji gibi bilim dalları, sözünü ettiğimiz yaygın inanışın aksine, evrim teorisini sürekli yalanlamaktadırlar. Evrimi ispatlamak için 150 yıldır aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi çürütmekten başka bir sonuca varamamışlardır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin ideolojik yönüdür.