OSMANLI YAHUDİLERİ
Cahiliye Toplumunda YÖNETİCİ KARAKTERİ
Süper Güçlü Malzeme Elde Etme Yolunda Yeni Arayışlar: Örümcek Ipeği Üreten Keçiler

Etrafınızdaki Herşey Gibi Aslında Siz de Moleküllerden Oluşuyorsunuz!
Dünyayı Kana Bulayan iki Siyasi Gücün Benzerlikleri SİYONİZM ve HAÇLILAR
Bilimin Rotasi Doğru Çizilmelidir
DOĞA ve TEKNOLOJİ

Kuran'da Kadina Verilen Önem
Kibris'ta Dönüm Noktasi
Atomdaki Tasarımın Açtığı Yeni Ufuk: İletken Plastikler
Kaçınılmaz Gerçekler Yaşlılık ve Ölüm

www.harunyahya.org

Araştırma'dan



0

Sayı 3 Ocak 2002

Kök Sayı 3 Ocak 2002
( 21.06.2002 12:37 )
Son devir din alimlerinden olan Süleyman Hilmi Tunahan'ın babası zamanın müderrislerinden Hafız Osman Efendi'dir. Soyu Fatih Sultan Mehmet'in "Tuna Hanı" olarak tayin ettiği ve kendi kız kardeşi ile evlendirdiği İdris Bey'e dayanmaktadır. Babası Osman Efendi tahsîlini İstanbul'da tamamladıktan sonra Silistre'ye giderek meşhur Satırlı Medresesi'nde yıllarca müderrislik yaptı. Süleyman Hilmi Tunahan, 1888 (H.1306) yılında Silistre'nin Ferhatlar köyünde doğdu. 1959 (H.1379) senesinde İstanbul'da vefat etti. Bu büyük İslam aliminin kabri Karacaahmet Kabristanı'nda bulunmaktadır.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 21.06.2002 12:30 )
Radikalizm; herhangi bir konuda sert, kökten, ani değişimleri savunmak ve bu yönde tavizsiz bir politika izlemek anlamına gelir. Radikaller, devrimsel değişiklikler peşinde olan ve bunun için katı, hatta kimi zaman saldırgan bir üslup kullanan kimseler olarak bilinir.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 21.06.2002 12:16 )
Bu ay internet sitesi tanıtım sayfamızda size yeni açılan ve sürekli güncellenen bir site tanıtacağız: www.turkislamkulturu.com
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 21.06.2002 11:58 )
Allah'ın insanlara bir rahmet ve hidayet rehberi olarak indirdiği Kuran'da peygamberlerin yaşadıklarından, tüm insanlığa yol gösteren açıklamalarından ve Allah'ın dinini yaymak için gösterdikleri çabadan çok önemli hikmetler aktarılır.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 21.06.2002 10:36 )
Yaşanan iki büyük dünya savaşından sonra, 1960'lı yılların sonlarında "savaş sonrası hızlı büyüme modeli" son nefeslerini vermişti. Diğer bir ifade ile bu model çerçevesinde verimliliği daha fazla artırma programları artık tükenmişti.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 21.06.2002 10:27 )
Türkmenler, 1000 yılı aşkın bir süredir Irak'ı kendilerine yurt edinmişlerdir. Yoğun olarak yaşadıkları Musul ve Kerkük bölgesine barış, istikrar, huzur ve demokrasinin bir an önce gelmesi ise Türkmenlerin en büyük isteğidir.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 21.06.2002 07:23 )
Yirminci yüzyılın son çeyreğinde Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte, dünyanın siyasi geleceğinin nasıl olacağı sorunu ortaya çıktı. Bu konuda çok çeşitli tezler öne sürülmüştür. Ortaya atılan senaryolardaki ortak tema, bütün materyalist ideolojilerde görülen "çatışma" kavramının milletlerarası ilişkilere uygulanmasıdır. Gelişmenin en önemli şartı olarak, milletler arasındaki ihtilaf ve çatışmaların sebep olacağı şiddeti öngören bu anlayış, geçtiğimiz yüzyıla damgasını vuran bütün siyasi akımların temelini oluşturmuştur.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 21.06.2002 07:03 )
20. yüzyıl geride kaldı. Şu an 21. yüzyılda; yepyeni bir çağdayız. Geçtiğimiz yüzyılda materyalist felsefenin, hangi isimle ortaya çıkarsa çıksın- yıkımdan başka bir şey getirmediğini gören insanlar artık Allah'a yöneliyor. Özellikle 20. yüzyılın son dönemlerinde başlayan, dine ve maneviyata yöneliş, hızlı bir şekilde tüm dünyayı sardı.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 21.06.2002 06:55 )
Bugün pek çok dindar Yahudi, Nazi kamplarında gerçekleştirilen soykırımın, siyasi ve ekonomik bir propaganda aracı haline geldiğini ve konunun"sömürüldüğünü" ifade ediyor.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 21.06.2002 06:34 )
Geçtiğimiz aylarda tüm dünya "Sırp kasabı" Miloseviç'in önce seçim yenilgisini, daha sonra da Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılanmaya başlamasını konuştu. Miloseviç'in yerine Devlet Başkanlığı koltuğuna oturan Kostunitsa en az Miloseviç kadar, hatta ondan daha koyu ırkçı bir Sırp. Bir demokrasi savunucusu kimliğiyle ön plana çıkan diğer bir muhalefet lideri olan Zoran Cinciç ise, Sırp ırkçılığının aktif militanlarından ve vahşi Çetnik ideolojisinin savunucularından biri.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 20.06.2002 12:52 )
"Lut kavmi de uyarıları yalanladı. Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk;) onları seher vakti kurtardık…" (Kamer Suresi, 33-34)
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 20.06.2002 12:36 )
Charles Darwin'in yakın arkadaşı olan Prof. Adam Sedgwick, evrim teorisinin gelecekte sebep olabileceği tehlikeleri görebilen kişilerden biriydi. Türlerin Kökeni'ni okuduğunda, "Bu kitap toplum tarafından genel bir kabul gördüğü takdirde dünyada daha önce hiç görülmemiş şekilde insan ırklarında bir soykırım yaşanacaktır" demişti. Gerçekten de zaman, Sedgwick'in endişelenmekte haklı olduğunu gösterdi. 20. yüzyıl, insanların sırf ırkları veya etnik kökenleri nedeniyle soykırımlara uğratıldığı kara bir çağ olarak tarihe geçti.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 20.06.2002 12:23 )
Milyonlarca insanın karşı karşıya kaldığı açlık felaketi, kolera gibi salgın hastalıklar, susuzluk, iç çatışmalar, kabile savaşları ve siyasi istikrarsızlık adeta Somali halkının hayatının bir parçası olmuştur.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 20.06.2002 12:20 )
Günümüzde bilim ve teknolojinin ulaştığı seviye sayesinde delilsiz ve asılsız bir iddia olduğu tüm açıklığı ile ortaya çıkan evrim teorisi, destekleyenleri tarafından çeşitli yollarla ayakta tutulmaya çalışılıyor. Darwinistler, güçlü bir telkin ve göz boyama içeren birtakım propaganda yöntemleriyle savundukları asılsız düşüncenin devam etmesini sağlamaya çalışıyorlar. Evrim teorisinin, bilimsel hiçbir geçerliliği olmamasına rağmen nasıl bu kadar yaygın olarak benimsendiği sorusunun cevabı da işte bu propaganda yöntemlerinde yatmaktadır.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 20.06.2002 12:19 )
Dünyada iktisadi, siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda dengeler hızla değişiyor. Bazı ortak değerler, dünya çapında yayılıyor, kabul görüyor. 21. yüzyıla giren dünya, özellikle 2001 yılının ikinci yarısında yaşanan hızlı gelişmelerle birlikte, farklı ittifaklara sahne oluyor.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002

( 20.06.2002 12:16 )
Tarihçilerin hesaplamalarına göre, komünizm nedeniyle 20. yüzyıl boyunca 120 milyona yakın insan öldürülmüştür. Bunlar, bir savaş sırasında cephede ölen askerler değil, komünist devletlerin kendi halklarının içinden öldürdükleri sivillerdir.
Devamı | Sayı 3 Ocak 2002


0






Özgürlük, hemen hemen her toplum ve ideolojiden kişinin hemfikir olduğu ve savunduğu bir kavramdır. İnsanlık tarihindeki çatışmaların, savaşların çoğundaki amaç, özgürlüğü kazanmak olmuştur.
Batı düşüncesinin özgürlüğe verdiği anlamı şöyle özetleyebiliriz: Özgürlük, insana, diğer insanlar (toplum) ya da devlet -veya başka herhangi bir kurum- tarafından hiçbir kısıtlama ve baskı yapılmamasıdır.Bugün Batı toplumlarının içinde bulundukları toplumsal yapı, modern Batı felsefesi tarafından tarifi yapılan "özgürlük" kavramının, insanın kurtuluşunu sağlamadığını göstermektedir.



Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve bir kısım medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle evrimi hiç sorgulamadan kabul etmektedir. Oysa her geçen gün gelişen, paleoantropoloji, antropoloji ve mikrobiyoloji gibi bilim dalları, sözünü ettiğimiz yaygın inanışın aksine, evrim teorisini sürekli yalanlamaktadırlar. Evrimi ispatlamak için 150 yıldır aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi çürütmekten başka bir sonuca varamamışlardır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin ideolojik yönüdür.