OSMANLI YAHUDİLERİ
Cahiliye Toplumunda YÖNETİCİ KARAKTERİ
Süper Güçlü Malzeme Elde Etme Yolunda Yeni Arayışlar: Örümcek Ipeği Üreten Keçiler

Etrafınızdaki Herşey Gibi Aslında Siz de Moleküllerden Oluşuyorsunuz!
Dünyayı Kana Bulayan iki Siyasi Gücün Benzerlikleri SİYONİZM ve HAÇLILAR
Bilimin Rotasi Doğru Çizilmelidir
DOĞA ve TEKNOLOJİ

Kuran'da Kadina Verilen Önem
Kibris'ta Dönüm Noktasi
Atomdaki Tasarımın Açtığı Yeni Ufuk: İletken Plastikler
Kaçınılmaz Gerçekler Yaşlılık ve Ölüm

www.harunyahya.org

Araştırma'dan



0

Sayı 7(Mayıs 2002)

Kök Sayı 7(Mayıs 2002)
( 17.06.2002 10:24 )
Masonik kaynaklarda, “ atomun örgütlenmesini sağlayan güç, her atomun sahip olduğu ruhtur” şeklinde akıl dışı, bir o kadar da saçma iddialar yer alır. Yaratılışı açıkça inkar anlamına gelen bu masonik materyalist düşünceleri yaymayı hedefleyen masonların tüm bu çabaları boşa çıkacak ve Allah, Tevbe Suresi 32. Ayetinde haber verdiği üzere nurunu tamamlayacaktır.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 09:40 )
Bu sayımızda mutlaka incelemeniz gerektiğini düşündüğümüz www.belgeseller.net sitesini ele aldık.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 09:30 )
Mussolini, faşist karakteri tahlil ederken incelenebilecek ideal bir modeldir. Özünde kibir, ikiyüzlülük, saldırganlık ve vahşet bulunan faşizm, Mussolini’de açıkça kendini gösterir.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 09:30 )
İnsanlar her ne kadar ölüm ve ahiret korkularını yenmek ve kendilerini bu gerçeklerden uzak tutmaya çalışarak teselli etmek için reenkarnasyon gibi batıl inançları kabul etmek isteseler de, gerçek olan, öldükten sonra bir daha dünyaya gelmeyecekleridir. Her insan sadece bir kez ölecektir ve bu ölümünden sonra, Allah’ın takdiri olarak sonsuza kadar yaşanacak ahiret hayatı başlayacaktır.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 09:24 )
Hümanist felsefenin vaatlerinin aksine, ateizm ve dinsizlik, 20. Yüzyılda dünyaya sadece savaş, çatışma, acı ve zulüm getirmiştir.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 06:34 )
Peygamberimiz (sav)'in her çağrısında insanı kötülüklerden, zulümden, karamsarlıktan ve azaptan kurtaracak; yerine iyiliği, ferahlığı ve güzelliği yerleştirecek hikmetler vardır.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 06:27 )
Bilim dünyasında Satanist ideolojinin, terörün temeli olduğu konusunda güçlü bir kanaat meydana gelmiştir. Satanistlerin “sadece işsiz güçsüz takımı” oldukları yanılgısından vazgeçilmesi ve bu ideolojinin büyük bir bela olduğunun iyi anlaşılması gerekmektedir. Şeytanın ilhamıyla hareket eden bir ideolojinin peşinden gidenlerden faydalı, pozitif davranışlar beklemek büyük bir saflık olacaktır.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 06:22 )
Çad’da asırlardır yaşananlar, bizlere bir kez daha İslam Dünyası’nın mazlum durumunu göstermekte ve bunu değiştirmek için yürütülecek fikri mücadelenin ne kadar acil ve ehemmiyetli olduğunu hatırlatmaktadır.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 06:06 )
Müslümanlık, Hıristiyanlık ve Yahudiliğin ortaklaşa kabul ettiği din ahlakı, şiddeti ve vahşeti temel alan Deccal sisteminin tam karşısında yer alır.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 06:04 )
“ Ben derin bir imana sahip olmayan herhangi bir bilim adamı düşünemiyorum.” (Albert Einstein)
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 05:52 )
Masonluk, Firavun düzenine hakim olan felsefenin çağdaş temsilcisidir. Bu felsefenin ne olduğunu ise Allah’ın Kuran’da, Firavun ve kavmi için bildirdiği “Gerçekten onlar, fasık (sapkın) olan bir kavimdir.” (Neml Suresi, 12) hükmü ile anlayabiliriz.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 05:22 )
Türk Cumhuriyetleri ile oluşturulacak her türlü ortak girişim, çok büyük bir hızla başarıya ulaşabilir. Çünkü o ülkelerin halklarıyla aramızda çok güçlü dini ve tarihi bağlar bulunmaktadır. Bu faktörler her ilişkide öncelikle olması gereken “güven” daha en başından oluşturmaktadır.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 05:02 )
Tarihte kötülükle ittifak eden gizli örgütlerin günümüze kadar gelen uzantıları, yanlış bir fikri uzun bir zaman boyunca ve etkili propaganda yöntemleriyle kitlelere kabul ettirebilmiştir. Ancak 21. Yüzyıl, Allah’ın izniyle kötü ittifakların umdukları gibi kendilerinin değil, İslam ahlakının yüzyılı olacaktır.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)

( 17.06.2002 04:58 )
Dinin yaşanmadığı cahiliye toplumlarındaki ahlak anlayışı oldukça “ilkel bir mantığa” dayanır. Bu ortamda ortaya çıkan yaşam biçiminin her karesinde sıkıntı ve huzursuzluk vardır. Buna karşılık Kuran’a uyulmaya başlandığında kalp ferahlığı ile birlikte huzurlu yaşam da kendiliğinden gelecektir.
Devamı | Sayı 7(Mayıs 2002)


0






Özgürlük, hemen hemen her toplum ve ideolojiden kişinin hemfikir olduğu ve savunduğu bir kavramdır. İnsanlık tarihindeki çatışmaların, savaşların çoğundaki amaç, özgürlüğü kazanmak olmuştur.
Batı düşüncesinin özgürlüğe verdiği anlamı şöyle özetleyebiliriz: Özgürlük, insana, diğer insanlar (toplum) ya da devlet -veya başka herhangi bir kurum- tarafından hiçbir kısıtlama ve baskı yapılmamasıdır.Bugün Batı toplumlarının içinde bulundukları toplumsal yapı, modern Batı felsefesi tarafından tarifi yapılan "özgürlük" kavramının, insanın kurtuluşunu sağlamadığını göstermektedir.



Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve bir kısım medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle evrimi hiç sorgulamadan kabul etmektedir. Oysa her geçen gün gelişen, paleoantropoloji, antropoloji ve mikrobiyoloji gibi bilim dalları, sözünü ettiğimiz yaygın inanışın aksine, evrim teorisini sürekli yalanlamaktadırlar. Evrimi ispatlamak için 150 yıldır aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi çürütmekten başka bir sonuca varamamışlardır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin ideolojik yönüdür.